Yaratılış gereği her canlıyı
birbirinden ayırt edici özellikler yüklüdür. Eşref-i mahlukat(yaratılmışların
en üstünü, en şereflisi) diye sıfatlandırdığımız insanı diğer canlılardan
ayıran özellik düşünce, fikir sahibi olmasıdır. Beş parmağın beşi aynı olmadığı
gibi insanlarında her birisi farklıdır. Toplumu birçok yönden ayrıştırabiliriz.
Fiziksel olarak; uzun, kısa, kel, saçlı, gözlüklü, gözlüksüz. Irk olarak; Türk,
Arap, Alman, İngiliz vs. Ten olarak; siyah, beyaz, sarışın, kumral ve bunun
gibi nice ayrıştırım yönleri. Bu ayrıştırım yönleri teorikte doğruluğu takdir edilecek ve bunun
üzerinden üstünlük kurulacak bir kavram değil.
Bunun sebebi bu tür kavramlar insanlığı
birbirinden üstün olma çabasına sürüklüyor. Nasıl insanları diğer
canlılardan üstün tutan düşünce, fikir sahibi olması ise toplumu, insanlığı da
fikirlerine göre ayırt etmek gerekir. Fikirlerin birbirine üstünlüğü varmış
gibi görünse de bilakis her fikrin eşitliği mevcuttur. Fikirlerin eşitliği
şundandır; fikir üreten, fikir sahibi olan her insan özgürlük veya hürriyet
gibi kavramlara kendi bünyesinde sahip olur. Nitekim bu kavramlara sahip olmak
aslında eşitliğin birer göstergesidir. Özgürlük ve hürriyet sahibi olan
teoriksel olarak eşitlik sahibidir. Fikirleri birbirinden üstün kılmaya çalışan
insanlardır. Mevlana’nın şu sözü: ‘’Ey birader,
sen ancak bir düşünceden ve fikirden ibaretsin. Üst tarafın kemik ve sinir ve
kas ve adaleleri meydana getiren ince liflerden ibaretsin.’’ aslında
olayı özetler nitelikte.
Fikirlere göre ayırmak herhangi bir üstünlük
sağlayıcı araç niteliğinde değildir. Bu üstünlüğü kendimiz yaratmaya çalıştığımız
için fikirler üzerine hoş olmayan kavgalar bu yüzden yapılmaktadır. Aslolan bu fikirleri, yani hayata karşı kendi bakış
açımızı değerlendiriken, başkalarının bakış açılarına aşağılayıcı bir nitelikte
değil de daha çok kendimize kazanç olarak değerlendirmek lazımdır. Her yeni
öğrenilen fikir, bir insanın kişisel gelişimine ekstralık kazandırır. Yani önümüze
çıkan yeni fikirlerin değerlendirilmesinde benim dediğim doğru anlayışı ile
değil de şu düşünceye sahip olunmalıdır: benim karşıtım olan bu düşünceden ben
ne kazanabilirim, düsturuyla bakılmalıdır. Fikirler eleştirebilir lakin bir
başkası için ''benim fikrim doğru'' dayatılması yapılmamalıdır.
Günümüz toplumunda belli oranda
çoğunluk tarafından hoş görülen bir fikriyat(düşünce) var. İnsanların
çoğunluğunun fikri yat. Bu grupların tek düşüncesi birer yat sahibi olmak.
Bunun sebebi şu olsa gerek: sürekli gelişen dünyada maddi varlığı göz alıcı
insanları her yerde görüyoruz. Bunları bu kadar aşırı görmek ise insanlarda
birtakım istekleri uyandırıyor. Kimilerimiz kısa yoldan zengin olup birer yat
sahibi, ev sahibi veya kısacası rahatlık görmek istiyoruz. Bu tür düşüncelerin
hakim olduğu toplumda ise gerçek fikirlerin bir önemi kalmıyor. Kimi yazınsal
fikirleriyle, kimi beceriksel özellikleri üzerine kendini geliştirmeye
çalışırken ailelerin dayattığı yat, ev, para sahibi ol cümleleri asıl aziz
düşünce sahibi çocukların kendisini ortaya çıkaramamasına yol açıyor. Düşünce ve fikirler, insan ruhunun kendi kendine
konuşmasına, yol çizmesini sağlar. Bunun aksine çocuklarımıza veya gençlere
dayatılan ‘’fikrin yat olsun’’ öğüdü aslında bir özgürlük kısıtlamasıdır. Her ne kadar büyük bir sorun gibi
gözükmese de bu tür çağrışımlar gençlerin hayata bakış açılarının önüne birer
beton set olma özelliği kazandırıyor. Kimi gençler bu beton seti yıkıp geçmek
için mücadele etse bile birtakım gençler ise hayatını ve hayalini orada bırakıp
‘’fikrin yat olsun’’ dayatmasına kendini teslim ediyor.
Özgürlüğün, hürriyetin ve eşitliğin hakim
olduğu fikirlerde ailelere düşen en büyük görev, çocuklarınıza; düşüncenizin,
fikrinizin yat olduğunu yansıtmayın. Özgür bir birey olarak yetişmesini
sağlayın. Bırakın bilim çağında, paranın önemini değil ilmin önemini anlatın. Çocuklarınızın
benliğini, kendini bilmesine kolaylık kazandırın. Eğer ilim hakkında pek fazla
bilgi sahibi değilseniz, Yunus Emre’den bir dörtlük okuyun yeter.
İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsin
Ya nice okumaktır

Yorumlar
Yorum Gönder